Bakmakla görmek arasındaki fark aslında ilkokulda Türkçe derslerinde gördüğümüzden çok daha büyük olmalı.. Yine şimdiye kadar ilk kez gördüğüm insanların davranışlarını ve o insanları tanıdıktan sonra ne hallerde gördüğümü anlatmak istiyorum.
Bir kere "bu hatun çok eğlenceli" dendiğine o hatunun gerçekte çok farklı olduğunu (olasılık %99) belirtmem gerekiyor. Çünkü çok şahit olduğum bir durum var. Etrafta kimseler yokken, ya da etrafındakiler çok samimi olduğu insanlar ise, o 'eğlenceli' tutum, yerini depresif moda bırakıyor.
Hayatındaki tüm olumsuzlukları kompleks haline getirmiş olabilir, hiç eğlenemediğinden insan içinde bunun acısını çıkartıyor olabilir, hoşlandığı bi' kişiye gösteriş yapıyor olabilir vs.vs. Neyse bu birinci maskemiz.
'İnsanlar çeşit çeşit' denen beylik tabir doğru tabi ama gruplara ayırarak insanların kilit noktalarını belirleyebilir bu şekilde de tespit sıçabiliriz.
Gelelim bahsetmek istediğim 2. tip insan modeline... Hani şu sevimli insanlar vardır. İlk tanıştığında seversin direk kanın kaynar... Sevimlidir o işte. Gülümser sürekli, kikiki diye bir gülme şekli vardır, her araya da sokuşturur onu.
İşte o tarz insanların tehlikeli noktasını iyice mıçmıç olmadan anlayamayız. Bi' samimi olun da görün gününüzü. O sevimlilik imajıyla harika bir şekilde kandırır, sonra atmadığı kazık mı kalır, yemediğiniz kapris mi?!.. Hakkaten çok zor insanlardır ve sinir hastası olabiliriz onlar sayesinde.
Bir de dışarıdan soğuk nevale, tanıdığında 'aa sen çok soğuk duruyodun' denen tipler vardır. (Öhööm!) O insanlar şahane, mükemmel insanlardır demeyeceğim, kendimden biliyorum. Aşırı bir asabiyet söz konusu olabilir. Kendi sınırları vardır. Soğuk durma(mızın)larının sebebi de saygı kavramıyla kafayı yemiş olmalarından veya zamanında yedikleri arkadaş kazıklarından kaynaklanabilir. İnsanlar soğuk görüp mesafeli dursun, bir zararı dokunmasın, sadece saygı duysun düşüncesi vardır. Zaten ilişkileri de,arkadaşlıkları da saygının bittiği yerde biter. Laubali olunduğu takdirde yüz ifadeleri her şeyi ele verir, anında uzaklaşırsınız zaten.
(Kendimi de kaktırdım araya, iyi oldu.)
Daha çok var da birden gelmiyor. Aklıma geldiği an not düşücem bu sefer, evet bu sefer yapıcam(!).